Petek Kitamura ile Reiki...

petekkitamura@yahoo.com

Hosgeldiniz

Usui Reiki Enerji Sistemi

Kristaller,Hipnoz

Karuna,Lightarian,Seichim

Sacred Flames Reiki

Sacred Flames Reiki

Enerji Beden

Aura

Cakralar

 

Sacred Flames Reiki

(Kutsal Ates Reiki)

 

MELATONIN HORMONU, TRATAK, ALEV

Davranis ve fizyolojik ritim kontrolu gibi buyuk bir yelpazeyi icinde bulunduran, hareket, uyuma devreleri, vucudun isisinin ayarlanmasi, kalbin hareketleri, strese cevap verme, hanimlarin aylik periodlari gibi, bircok endokrin islemlerini, beyin epifiz bezinin salgilamis oldugu bir hormon olan Melatonin duzenler..Ritimdeki butun bozukluklarda kandaki Melatonin hormonunun seviyesi ile anlasilabilir.

Epifiz bezi beynimizde bezelye kadar kucuk bir organdir ve vucudumuzdaki Melatonin’in cogunu o saglar. Bir miktar gozlerden ve gut dan da Melatonin salgilanir ama bu miktari azdir. Normal olarak epifiz bezi gunduz Melatonin hormonunu az gece ise cok miktarda salgilar. Gece cok isikli bir ortamda oturursak salgilanan Melatoninin miktari azalir. Cunku gozler epifiz bezine bagli olarak calisir.

Gece Melatoninin az salgilanmasi hucrelerin savunma mekanizmasini azaltir, kansere neden olan etmenleri arttirir. Normalden daha cok elektromanyetik alanda kalmakta gece salginanan Melatoninin miktarini azaltmaktadir. Melatonin kanserin hem olusmasini hemde ilerlemesini onler, bu nedenle bagisiklik sistemimizin korunmasinda cok onemli rolu vardir.

Melatoninin bu kadar onemli olmasi nedeniyle, bunu vucutta arttirmak icin ne yapmamiz gerektigi hususunda bircok arastirma yapilmaktadir. Bunun icin, zaman zaman hayvanlarda kullanilmaktadir, ancak insan fizyolojisi hayvanlardan degisiktir, bu nedenle bu calismalar fazla faydali olmamaktadir. Tantrik Yoga calismalari ile vucuttaki Melatonin seviyesinin arttirilmasi denemeye degerdir. Bunun biri Nadi Shodhan Pranayama ( birbiri ardindan burundan nefes alip verme ), digeride Tratak’dir (gozu bir mum isigina, meditasyonda kullanilan bir diagrama veya noktaya odaklamak). Tratak gozleri ve zihni bir mum isigina veya objeye odaklayarak yapilan bir Yoga egzersizidir. Vucudumuzda en cok Melatoninin bu calisma ile salgilandigi tesbit edilmistir. Yanan bir mum isigina gozu fokusluyoruz ve bu islem sirasinda beynimizin sap kismini da dengelemis oluyoruz. Gozler mum isigina odaklandigi zaman epifiz bezine hormon salgilamasi icin uyari yapiyor ve hormon salgilanmasi bu islemi yaptigimiz surece, her gece artarak devam ediyor. Bagisiklik sistemini korumamiz icin gece bir muddet mum isigina odaklanmamiz ve sonra uyumamiz hormonlarla ilgili calismalar yapan doktorlar tarafindan siddetle tavsiye ediliyor.

Tratak beynin her iki yarisinda dengeyi saglar ve epifiz bezinin buyuk miktarda Melatonin hormonu uretmesini destekler. Melatonin hormonu, vucut kanser olusum riskini buyuk oranda dusuren bir hormondur. Tratak ayrica olaylara kolay konsantre olma gucumuzude arttirir.

Goz seviyenizde onunuze 1 metre kadar uzaginiza bir mum koyun. Gozlerinizi kapatin ve birkac dakika nefesinize konsantre olun. Yavas ve duzenli nefes alarak kendinizi derece derece, derin relaks duruma getirin. Sonra gozlerinizi acin ve mumun alevine birkac dakika bakin. Gozlerinizin fokusunun mum isigindan ayrilmamasina dikkat edin. Mum isigi zihninizde canlanana kadar focus durumunu bozmayin ve mum isigina odaklanin. Gozleriniz yasarirsa veya kurursa, ihtiyaciniz oldugu kadar gozlerinizi kirpabilirsiniz. Aklinizdan butun dusunceleri cikarin, 2 dakika kadar sonra gozlerinizi kapatin ve mumun alevini gozunuz kapali olarak, olabildigi kadar cok detaylari ile gozunuzun onune getirmeye calisin, aklinizda canlandirin. Eger zihninizde, goruntu solgunlasmaya baslarsa, gozlerinizi kisa bir sure acin. Bunu tam olarak yapabildiginize emin olana kadar deneyin ve konsantrasyon olma kabiliyetiniz iyice arttigi zaman Tratak yapma zamaninizi uzatin.

Ates bize verilmis bir hediyedir ve fiziksel dunyamizda cok buyuk bir yeri vardir. Ates bize korunma, beslenme ve isik saglar. Yedigimiz besinleri onun yardimi ile pisirebiliriz. Metafizik olarak soylersek, element olarak ates bizim negatif enerjilerden korunmamizi destekler. Samanizimde ates, guneyin elementidir ve niteligi kuvvettir, korunmadir, arinmadir, inanctir, guvendir. Ates bizim ruhsal acligimizi besler, doyurur. Ates bizim hepimizin icinde de yanar. Vucudumuzun gorevini yapabilmesi icin gereklidir. O aklimizin ve ruhumuzun saglikli calismasi icin onemli bir unsurdur. Ates bize hem yukaridan hem de asagidan gelen bir hediyedir. Anne dunyamizdan yakit olarak cesitli sekillerde cikar ve gokyuzunden hava ile gelir ve bizi kusatir. Ates elementi bize ruhsal isik verir, ruhumuzun gidecegi yolu gorunur yapar. Bir atesin karsisina oturup, gozlerinizi hic alevlere odakladinizmi? Mum isigi ile yapilan meditasyonu hepimiz biliyoruz, Tratak dedigimiz, yukarida acikladigimiz…Bunu denerseniz goreceksinizki, sizi cok etkileyip, fiziksel ve ruhsal bedeninize rahatlik, huzur, dinginlik verecek, kendinizi yeniden dogmus gibi hissetmenizi saglayacak, ayrica bircok hastaliga da kalkan olma gorevini ustlenecektir.

REIKI NEDIR?

Reiki Japonca bir kelime olup Evrensel yasam enerjisi veya Manevi olarak Tanri tarafindan bize gonderilen pozitif enerjidir. Reiki, Rei ve Ki olan 2 Japonca kelimeden meydana gelmistir. Rei evren, bizi kusatan, butun bilgi, Ki ise yuksek guc, icteki ruhsal manevi kimlik demektir. Buna Cinliler Chi, Hawaililer Ti, Hintliler Prana der. Her ne denirse densin Ki herzaman, heryerde ve herseyin etrafinda dolasan, akan enerjidir. O enerji yasayan butun varliklari birbirine baglar. Dunyanin uzerinde ve cevresinde herkesin sifa ve kuvvetlenmek niyeti ile faydalanabilecegi sonsuz miktarda Ki enerjisi bulunmaktadir. Bu enerjiyi evrensel akil ve dusunce ile birlestirince,  en kuvvetli sifa enerjisine erismis oluruz, bu Reiki’dir. Reiki Allah, Tanri, Yaratici Ruh, Ana Kaynak, Evrensel Bilinc tarafindan bize gonderildigi icin o herkesindir ve herkes Reiki’yi uygulayabilir. Insanlar olarak hepimiz esitiz ve hepimizin Reiki kullanmak icin kabiliyeti vardir, bu bize dogustan verilmis bir haktir. Tek yapacagimiz kuvvetli bir niyet ile Reiki’ye kanal olmak istememizdir. Sifa enerjisini akitmamiz sirasinda bencil isteklerde bulunmadigimiz, iyi niyetle hareket ettigimiz , acik kalp ve zihinle bu enerjiye kanal oldugumuz zaman enerjinin en yuksek faydasini gorebiliriz.

SACRED FLAMES REIKI ( KUTSAL ATES REIKISI ) NEDIR?

Sacred Flames Reiki veya kisaca SFR, Allison Dahlhaus’un fiziksel ve ruhsal degisik kaynaklara baglanarak gelistirdigi Reiki orijinli bir enerji sistemidir. Allison Dahlhaus, Tanrisal sifacilik uzerinde calismalar yapan yazar ve egitmendir. Reiki Blessings Academy’nin baskanidir. Ayni zamanda International Natural Healers Association ( INHA) da Yonetici Mudurdur. Allison bircok Reiki orijinli enerji sistemi uzerinde egitim gormus ve her yeni ogrendigi sistemin, Evrensel Yasam Enerjisini daha iyi anlamasi icin degisik bir ozel bilgi ekledigine sahit olmustur. Onun dilegi SFR’nin onu ogrenenlere ve bu enerjiye uyumlananlara hayirli olup en yuksek sifayi saglamasi,  bu enerjinin onlari yasamlari boyunca koruyucu amacla sarip sarmalamasidir.

Sacred Flames Reiki yeni bir enerji sistemi olup renk terapisi, yaratici bir bicimde goz onunde canlandirma , geleneksel Japon Reiki ve mum calismalarini bunyesinde barindirir. Bircok Reiki ile calisan kisi, SFR teknigini kullanarak hayret verici sonuclar elde etmisler, sifa seansi sirasinda oldukca yuksek frekansta enerjinin onlari sardigina sahit olmuslardir. SFR ye inisie olmak icin onceden Reiki calismasi yapmis veya egitimini almis olmak gerekli degildir. SFR ile ilk Reiki egitimine baslamak isteyenler bunu yapabilirler. Bu egitimi alan kisilere, tek bir inisiasyon yapilir ve bu inisiasyon sonucu kisiye SFR’yi kullanma, baskalarina ogretme ve uyumlama yetkisi verilir.

SFR goz onunde canlandirma ve meditasyon tekniklerini barindiran set halinde calismalar icerir. Bu calismalar vucuda, akla, ve ruha manevi yonden sifa verir. Vucut sistemlerinin calismasinda hem fiziksel hemde enerji olarak denge saglar. Sistemi ogrenmek ve uygulamak icin semboller, zor teknikler yoktur. Ogrenmesi cok kolay ama kullanildiginda etkileri cok kuvvetlidir.

SFR diger Reiki tekniklerinden cok daha kuvvetlidir ve frekanslari cok daha yuksektir diye bir iddiamiz yok ancak kullanan kisilerin bunu deneyip karar vermesi tavsiye edilir. Butun Reiki enerjileri ayni kaynaktan gelir, bu kaynaga degisik sekillerde baglanma teknikleri enerjileri benzersiz, ozgun kilar. Eger bu metodu kullanmak isterseniz, buna sebep sizin ruhunuzda bu sistemin yanki yapmasidir. Bu teknigi ogrenmeniz icin bu kafi sebeptir.

SFR de bazi ozel Yuksek varliklar ve Basmelek ile baglanti kurulur. Mevcut inanc sisteminizi degistirmeniz istenmez. Allah/Tanri/Tanrica/Buda veya her neye inaniyorsaniz o size ve insanliga yardim icin gelir. Biz fiziksel olarak hepimiz tekiz ve benzersiziz, bunun icin bizim ruhumuzda tektir, benzersizdir. Bunun icin sizin alisik oldugunuz kutsal kaynaktan enerjiyi istemeniz tercih edilir ve desteklenir. Butun kutsal kaynaklara bu enerjiyi bize gonderdigi icin tesekkur ediyoruz, eger onlar olmasa idi, SFR de olmazdi.

SFR bize metafiziksel duyum olarak atesin sundugu bir hediyedir. Bu hediye fiziksel dunya ile de bagimlidir. Metafiziksel olarak , ates bizi negatif enerjilerden korur. Ates duygusal ve zihinsel durumda ne yapar, bunu dusunelim. Yanan bir atesin veya mumlarin onune oturup, alevlere baktinizmi? Ne kadar dinlendiricidir degilmi, gozunuzu ondan alamazsiniz.

SFR ye inisie olurken ve sifa icin kullanirken, insanligin titresim seviyelerini yukseltmek icin heyacanla bekleyen Yuksek Varliklar: El Morya, Lanto, Serapis Bey, Paul the Venetian, Hilarion, Lady Nada ve St. Germain, ayrica Bas Melekler: Michael (Mikail), Faith, Raphael, Chamuel, Charity, Gabriel, Hope, Jophiel, Christine, Uriel, Aurora, Zadkiel ve Amethyst ile, Kutsal varliklar: Meryem Ana, Buda, Tanrica Isis, Quan Yin ve Basari ve Refah Tanricasi Prosperity’de yardimda bulunurlar. Kisiye Sacred Flame Reiki sifa seansi uygularken, bu yuksek varliklardan bizimle beraber olmasini ve kanal oldugumuz sifa enerjisinin kiside cok etkili olarak calismasini talep etmis oluruz.

SFR uygulamasina baslamadan once niyetimizi iyice belirtmemiz gereklidir. Bu Reiki dugmesini acmaya ve enerji akisini baslatmaya yarar, bizim rahat bir sekilde olaya odaklanmamizi saglar. Ellerimizi gasho pozisyonunda tutarak (2 el kalbin uzerinde birlestirilmis, yandaki Buda fotografinda gosterildigi sekilde) icimizden niyetimizi soylemeliyiz. Ornek olarak soyle diyebiliriz:  Yuce Allah’in izni ile onun kutsal enerjisinin Ayse’nin en buyuk hayrina, benim tarafimdan Ayse’ye akitilmasini diliyorum. Ayse sikintilarinin cozumu icin sifa kaynagini bulsun veya Hepimiz aci ve sikintilardan kurtulalim, Sacred Flames Reiki sifa seansim mukemmel olarak devam etsin veya Hayatta dogru yolumu ve gayemi bulabilmem icin yardim talep ediyorum veya yanlizca Sacred Flames Reiki. Butun niyetler olabilir, onsezilerinize guvenin, ne istiyorsaniz soyleyebilirsiniz. Niyet tutmak enerjiye sebepsiz kanal olmamak icin onemlidir. Ancak sunu hicbir zaman unutmamak lazimdir, siz enerjiyi yonlendirmiyorsunuz, Reiki nereye gidecegini bilir, problemin kaynagini bulur, gider ve cozer. Reiki yanlizca en yuksek hayir ve iyilik icin calisir. En yuksek hayir bazen kisinin istediginin aksine de gelisebilir, olaylar yuksek hayrimiza oldugu halde, onlari kabullenmek cok zor olabilir. Soyleki insanin cok sevdigi birini kaybetmesi veya cok istedigimiz bir ise alinmamamiz gibi. Bu gibi durumlarda olayin aydinlik tarafina bakmak gereklidir. Kalabalik bir trafikte ilerleyemeyip beklememiz, belki ileride olacak bir kazayi onlemek icindir veya cok fazla para kazanip zengin olmamiz, o parayi kullanirken yaratilanlara sukran duymamizi engelleyecektir.

Reikinin kotuye calisacak zamani yoktur cunku o bizim kavrayamayacagimiz buyuk boyutlarda calisan bir bilince sahiptir. O ne zaman ve ne sekilde sifa verecegini en iyi bilendir.

Uyumlama veya inisiasyon Reiki’yi diger enerji sistemlerinden ayiran bir ozelliktir. Uyumlamanin bilimsel bir aciklamasi yoktur, nasil ve nicin calistigini bilmiyoruz, ama calistigini biliyoruz. Biz hepimiz bize dogustan verilmis bir yetenek olarak Evrensel Hayat Enerjisine baglanma kabiliyetine sahibiz, dogdugumuz zaman tam olarak baglanabiliyorduk ancak zaman icinde bu baglar zayiflamistir. Insanlar yaslari ilerledikce dunyanin fiziksel ve duygusal gerceklerine daha cok onem verip baglarini kuvvetlendirmisler, Evrensel Hayat Enerjisi ile baglarini zayiflatmislardir. Uyumlama olayi bir radyoyu ayarlamaya benzer. O bizim bilincalti dunyamizi harekete gecirerek yasamimizi kendi kontrolumuz altina almamizi, fiziksel ve ruhsal bedenimize, ellerimizle pozitif enerji vererek, hayatimizi en iyi sekilde yasamamizi saglar.

Uyumlamalar zaman ve mekan icinde gonderilebilir. Zaman ve mekan degisikligi enerjinin akmasina engel olmaz. Bu cok iyi bilinen enerjinin kaybolmayacagi teorisi ile uyusmaktadir. Uzaktan yapilan uyumlamalar zihin gucumuz, ruhsal ve manevi kuvvetlerle olur. Uyumlama icin 15-20 dakikalik ozel bir zamana ihtiyac vardir. Bu zaman zarfinda sizi kimse rahatsiz etmemelidir. Oturur veya yatar vaziyette, niyetinizi Sacred Flames Reiki uyumlamasini almak icin odaklayarak, uyumlanmanizi gerceklestirebilirsiniz. Bu sure icinde size uyumlama yapan Master’iniz da, sizin uyumlanmaniz icin gerekli calismalari yapiyor olacaktir.

Uyumlama oncesinde bir mum yakarak, bir muddet aleve odaklanmaniz ve uyumlama icin niyet etmeniz, inisiasyonunuzu olumlu yonde etkiler. Bu arada Yuksek Varliklari, Basmelekleri  uyumlamada sizinle beraber olmasi icin davet edebilirsiniz.

Bircok kisi uyumlama sonrasinda bir temizlenme periyodu gecirir. Iclerinde bulunan fiziksel, duygusal ve ruhsal, butun tikanikliklar acilir, sanki vucut bosaliyormus gibi negatif enerjiler disari cikar, blokajlar cozulur. Bu sure zarfinda 21-30 gun kirmizi etten, kahveden, kizartma gibi agir yiyeceklerden, sigaradan ve ickiden uzak durmak bolca dinlenmek, bol temiz su icmek ve hergun kendine sifa seansi uygulamak tavsiye edilir. Eger bu temizlenme sureci sizin bas edeceginizden daha kuvvetli seyrederse, o zaman Sacred Flame Reiki’ye vucudunuzda daha yavas akmasi ve temizlenme islemini daha yavas yapmasi icin dilekte bulunun. Hissettiginiz rahatsizliklar azalacak ancak daha uzun bir sure devam edecektir. Ta ki vucuttaki butun negatiflikler bitene kadar.

Enerji Beden, Aura 

Enerji Beden’i tarif etmek gercekten guc, cunku Enerji Beden nedir sorusuna bilimsel olarak cevap veremiyoruz. Bilim elle tutulan, gozle gorulen maddeler ile ilgileniyor, halbuki Enerji Beden elle tutulup gozle gorulmuyor, zaman-mekan olusumunun dısında. 5 duyumuz ile algilanamiyor, duyu organlarimizdan degil, çünkü duyu organları kullanılmadıgı zamanlarda da onun gorevi devam ediyor. Akil、 Enerji Beden degildir çünkü Enerji Beden bilgileri depo edip, gerekli zamanlarda kullanmamizi saglamaz. Dusunsek de dusunmesek de Enerji Bedenimiz vardir, zihinden farklidir yani. Fiziksel Bedenimiz ile de bir ilgisi yoktur, elimiz, ayagimiz, gozumuz olmasada Enerji Bedenimiz aynen ve eksizsiz olarak yerinde durur. Enerji Bedenimizin hayatimizla da bagintisi yoktur cunku hayat sona ersede Enerji Beden yok olmaz. Enerji Bedenimiz olumsuz olan ilahi, evrensel enerjinin bir parçasıdır. Gozle gorulemez, elle tutulamaz ama mevcuttur.

Insanın etrafını saran ve aura denilen bir enerji alanindan söz edilir. Auranin bazi durugörü yeteneğine sahip kişiler tarafından görülebildigi, fotografinin Kirlian fotografçılıgi denilen bir teknikle cekilebildigi bilinmektedir. Elimizde aurayi gosteren fotograflar mevcuttur. Aurayı görebilenlerden ve cekilen fotograflardan ogrendigimize gore, aura fiziksel bedenin etrafıni kuşaklar şeklinde sarmaktadir. Bedene en yakın olanı kusak açık mavi renkte olup insanın sağlık durumunu gosterir. Ikinci kuşak insanın duygularindan, üçüncü kuşak insanın zihninden sorumludur. Dördüncü kuşak sezgileri ve duyu ötesi algılamayı belirler. Beşinci kuşak kişisel karmik yapıyı belirler. Altıncı kuşak ruhsal tekamül ile ve yedinci kuşak kozmik şuurla ilgilidir.

Enerji Beden dedigimiz sey olumsuz, evrensel enerjinin bir parcasidir. Vucudumuzun etrafindaki gozle goremedigimiz, auradir. Beslenmesi ise gene enerji ile mumkundur, o saglikli oldugu zaman, enerji kesintisiz, tam olarak akiyor demektir ve sonuc olarak fiziksel bedenimizde sagliklidir. Ruhsal ve bedensel olarak saglikli olmak istiyorsak Enerji bedenimizdeki bu enerji akiminin tam akici olarak calismasi lazimdir, bu nedenle vucudumuzun enerji giris kapilari olan cakralarin, devamli acik olmasi ve islevini tam olarak yapmasi gerekmektedir. Bu temin edilebildigi zaman ruhen ve fiziksel olarak saglikli bir hayat gecirmemiz mumkun olur. Bunun icin bazi ruhsal sifa teknikleri gelistirilmis, saglikli bir hayat gecirebilmek icin insanlar tarafindan yuzyillarden beri uygulanmaya calisilmistir.

Aura canli bir bedenden, gitgide genisleyen tesir kusaklari tarzinda yayilan, degisik frekans duzeylerinin meydana getirdigi bir enerji alanidir. Bedeni bir zarf gibi sarar, isikli, renkli haleler seklinde bazi kisiler tarafindan gorulebildigi soylenir. Auranin bilinen 7 katmani mevcuttur, bunlar:
1) Eterik Beden: Fiziksel bedenimize en yakin olan katmandir. Bedene bir iki santin uzaklikta olmasına karşın, sağlıklı bir bedende daha kalindir, durugoru yetenegine sahip kisiler tarafindan açık mavi renkte ve parlak olarak gorulur. Bu ilk kuşak insanın sağlık durumunu belirler. Fiziksel bedenimizin koruyucusudur, zedelenmesi halinde fiziksel olarak da hasta oluruz. Fiziksel bedendeki bir yaralanma, eterik bedende de zedelenmeye yol acar. Fiziksel yaralarin iyilestirilmesi eterik beden yoluyla yapilabilir. Bu katmanin Reiki ile tedavi edilmesi icin, elleri vucudun birkac santimetre uzerinde tutarak enerji verilir. Her ne kadar eterik beden fizikiksel bedenin bir uzantisi ise de, daha bilim tarafından keşfedilmemiştir, ancak bio-enerji ve elektro-mağnetik alanlarla ilişkisi olduğu sanılmaktadır.
2) Duygusal Beden: Eterik bedenden sonra gelir ve bu alanda duygularimiz, hislerimiz faaliyet gosterir. Duygusal bedendeki herhangi bir olumsuzluk eterik bedeni etkiler ve zarar verir. Reiki ile bu bolgede calismak, alicinin icinde birikmis olumsuz duygular varsa, bu duygularin yok olmasini saglar, onu huzurlu ve dingil bir duruma getirir. Bu sayede eterik bedende sagliga kavusturulur.
3) Mental Beden: Duygusal bedenden sonra gelir ve dusuncelerimizin, zihnimizin olusturdugu bir katmandir. Duygusal katmanla yakin oldugu icin, dusunceler ve duygulari ayirt etmekte insanlar zorlanabilir. Devamli olumlu, tarafsiz, pozitif dusunebilmek bu katmanin saglikli islemesini saglar. Mental beden zihinsel olması
dolayısıyla, yüksek yanı felsefik ve yaratıcı düşünceleri içerir ve tali tarafı somut düşünce, bellek ve entellekti içerir.
4) Astral Beden: 4. kusak olan astral beden sezgileri ve duyu ötesi algılamayı belirler. Burasi rehberlik aldigimiz katmandir, enerjisi sakin, sevgi dolu, huzurludur, ancak gecis duzeyi oldugu icin, bu duzeyde bilincli olarak calismak zordur. Astral beden astral maddeden oluşmuştur ve astral plan onun doğal mekanıdır.
5) Eterik Sablon: Enerjisi Ulu Yaratici ile ilgilidir. Bu katman, irademizin Yaraticinin iradesi ile, uyumlu calistigi surece sagliklidir. Uyumlu calismadigi takdirde hayata uyumda hatalar yapariz. Fiziksel bedendeki hastaliklar icin buradan calisma yapmak, fiziksel bedene sifa enerjisinin girisini hizlandirabilir. Fiziksel bedenin rahatsizliginin giderilmesi icin Reiki calismasi kendiliginden bu katmanda gerceklesir.
6) Goksel Beden: Meditasyon ile ulasilan katmandir, bedensiz yasamdir. Bu katmanda iyilesme, bedensiz varolus gerceklerine gore mucize denilen sekilde olur. Melekler ve rehberlerin boyutudur, benlik bu katmanda yok olur.
7) Karmik Banka: Diger yasamlarimizin ve deneyimlerimizin bulundugu katmanimizdir. Sinirsiz bir tekrari vardir. Onceki yasamlarimizi bilmenin tek iyi tarafi bugun cozemedigimiz bazi sorularimizi cozmemize yardimci olmasidir yoksa onceki yasamlarimizi bilmek simdiki yasamimizi olumsuz etkileyebilir, duygusal yikintilara sebep olabilir.
Reiki uygulayan biri aurayi uzun deneyimlerden sonra algilayabilir ancak bu insanlari cevreleyen isinlar, renkler gormek seklinde dusunulmemelidir. Bunun yerine ellerimiz cok hassaslasir ve uygulama yaptigimiz bedene ellerimizi yaklastirmaya basladigimiz zaman ara ara farkli bir duygu, bir zardan ellerimiz geciyormus gibi hissedebiliriz, iste bu duygu aura katmanlarini algilamamizdir. Bu
his tumuyle kisilerin algilamasina ve deneyimine baglidir.

 

Cakralar

Burada kisa bir sekilde cakralar hakkinda genel bilgi vermek istiyorum. Cakra tekerlek veya Cark anlamına gelen bir kelimedir ve Sanskritçe'den alınmıştır. Sanskritce eski bir Hint dilidir. Gozle goremedigimiz Enerji Bedenimiz uzerindeki carka benzeyen delikler cakralardir. Geniş ağızları vardir, Enerji Bedenine yaklaştıkça agizlari daralir, kesik koniye benzetebiliriz cakralari. Enerji kaynagindan yayilan enerjileri Enerji bedene ulastirma görevini ustlenmislerdir. Kutsal enerjilerin vucudumuza girmesini saglayan kapilar olarak dusunulebilir. Her çakra vucudun degisik bolgesine enerji tasir ve o bolgeden sorumludur ancak vucut bir butun oldugundan, butun cakralar birbirine bagli olarak calisir. Bu kapılardan birinde problem oldugu ve kapi etkili calisamadigi zaman, bedende enerji akisi tam olamaz, hastaliklar baslar.

Degisik arastirma gruplari degisik sayida cakranin varligindan soz eder, ancak genel olarak kabul edilen, ana çakraların yedi tane olduğu ve bunların yanında birçok kucuk çakranın bulunduğudur. Tum cakralarin gorevi farkli olup değişik isim, renk, ve şekilleri vardir. Nasıl fiziksel bedenlerimiz varsa, hepimizin enerji bedenleri de vardır. Çakralar fiziksel bedenler ve enerji bedenlerimiz arasında iletisim görevini ustlenmislerdir..

Çakralar bazi kaynaklarda lotus diye de isimlendirilir. Lotus cicegi sembolu bize yasam enerjisi olan çakranın ozellikleri hakkında bilgi verir. Lotus Asya’da cok fazla cesidi yetişen ve bizim nilufer diye adlandirdigimiz bir cicektir. Çiçek ve yaprak kısmı suyun uzerindedir ancak kökleri yüzeyden cok asagida, suyun derinliklerindedir. Halbuki cicek ve yapraklari besleyen bu gorunmeyen koklerdir. Bu insanlarin durumuna benzetilebilir, cakralar insanlari besleyen derinlerdeki koklerdir, onlar olmadigi zaman yasamda olmaz, kokler ne kadar saglikli ve iyi durumda ise insanin fiziksel ve ruhsal bedenide o kadar saglikli ve iyi durumdadir .

Cakralar, tekerlek veya lotuslar vucudumuzun nerelerindedirler?

Vucudumuzda yedi tane büyük, ana cakra mevcuttur, kucuk cakralar cok sayida olup degisik kaynaklar degisik bilgiler vermektedir. 7 buyuk cakra sunlardir: başın hemen üzerinde bulunan hükümdarlık merkezi, alın çakrası, boğaz çakrası, kalp çakrası, güneş sinirağı çakrası, sakral çakra ve kök çakradır.

Bu yedi çakranın her biri insanin iç salgı bezlerinden bir tanesiyle çalışır. Çakralar tayftaki bütün renkleri icinde barindirir, ama her birinde sadece bir tek renk baskın durumdadır. Temel merkezden başlayarak hükümdarlık merkezine kadar olan renklerin sıralanışı şöyledir: kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor.

Birinci Çakra: Muladhara ya da Kök Çakra kuyruksokumu kemiğinin sonunda yer alir Muladhara'nın anlamı "temel"dir, yaydigi renk kirmizinin cesitli tonlaridir, dört yapraklı bir nilüfer çiçeği ile tanımlanır. Bu merkez kundalini şakti denilen asıl enerjiyi içerir. Vücudun bu merkezin etkisi altında bulunan kısımları: bacaklar, ayaklar, kemikler, kalın bağırsaklar, omurga ve sinir sistemidir. Bu merkezle ilgili olan iç salgı bezleri kadinlarda yumurtalıklardır ve erkeklerde testislerdir.

İkinci Çakra: Svadisthana ya da Sakral Çakra kasıkla göbek arasında yer alır ve Anlamı "benliğin mekanı"dır, turuncu renk yayan altı lotus yaprağı tarafından temsil edilir. Yaprakların ortasında içinde bir timsahın bulunduğu hilal vardır. Merkezin etkisi altında bulunan iç salgı bezleri ve organlar da şunlardır: deri, özellikle kadınlardaki üreme organları, böbrekler, idrar torbası, dolaşım sistemi ve lenfatik sistem. Merkezin ilintili olduğu iç salgı bezleri böbrek üstü bezleridir.

Üçüncü Çakra : Manipura ya da Güneş Sinirağı Çakrası (Solar Plexus). Bu çakra on ikinci göğüs omuruyla birinci bel omuru arasında bulunur. On yaprağı olan parlak sarı nilüfer çiçeği ile temsil edilir.. Çakranın etkisi altında bulunan içsalgı bezleri, ve organlar şunlardır: nefes, diyafram, mide, onikiparmak bağırsağı, safra kesesi ve karaciğer. Bu çakrayla ilgili olan iç salgı bezi pankreastır.

Dördüncü Çakra: Anahata ya da Kalp Çakrası. Bu çakra dördüncü ve beşinci göğüs omurlarının arasında bulunur ve on iki yapraklı yeşil bir nilüfer çiçeğiyle temsil edilir.. Dorduncu cakra kalp, dolaşım sistemi, akciğerler ve solunum sistemi, bağışıklık sistemi, kollar ve ellerle ilgilidir. Bu merkezle ilgili olan iç salgı bezi timüstür.

Beşinci Çakra: Vishuddha ya da Boğaz Çakrası. Mor ile mavi arası bir renge sahip olan on altı yapraklı nilüfer çiçeği ile temsil edilir. Bu çakra fiziksel seviyede sinir sistemini, kadın üreme organlarını, ses tellerini ve kulakları yönetir. Tiroid ve paratiroid adındaki iç salgı bezleri bu çakrayla ilişkilidir.

Altıncı Çakra : Ajna ya da Alın Çakrası. Alnın ortasında bulunan iki yaprakla resmedilir. Çakranın içinde görülen iki yaprak öz varlığı ve ruhsal varlığı temsil eder. Bu merkeze genellikle üçüncü göz denir, uyanışa geçtiği zaman telepati ve bilinç yeteneklerinin gelişmesiyle gerçekten üçüncü bir göz gibi hareket eder. Lacivert renklidir.. Ajna genellikle meditasyon sırasında konsantrasyon merkezi olarak kullanılır. Bu merkezin uyanışı sırasında kişi gözle görülmeyen şeyleri görme ve duyulmayan şeyleri duyma yeteneklerini geliştirir. Kişi bu çakranın yardımıyla akıl, hafıza, irade, konsantrasyon, durugoru ve gözünde canlandırma güçlerini arttırabilir. Insanlarin kaderlerini görme yeteneğine sahip olur. Ajna fiziksel seviyede gözler, burun, kulaklar ve beyinle bağlantılıdır. Bu çakrayla ilişki içinde bulunan iç salgı bezi hipofızdir.

Yedinci Çakra: Sahasrara ya da Hükümdarlık Çakrası. Sonsuzluğu temsil eden bin yapraklı bir nilüfer çiçeği ile temsil edilir. Mor renklidir. Basin hemen üzerinde bulunur, Beyin epifizi bu çakrayla ilgili olan iç salgı bezidir. Cakralari boylece kisa bir sekilde tanimladiktan sonra onlari nasil acabilecegimizi, vucudumuza giren enerji akimini etkili ve dogru bir sekilde nasil kullanabilecegimizi ogrenmemiz gereklidir. Eger bunu saglayabilirsek fiziksel bedenimizde olusabilecek hastaliklari onemli olcude onleyebilir, mevcut hastaliklari tedavi edebiliriz.   Cakralari acmakta, vucutta yumusak ve kesintisiz enerji akimini saglamakta Reiki etkili olarak kullanilmaktadir. Reiki ulu kaynaktan gelen canlandırıcı, şifa verici bir enerjidir. Enerji kanallarında, cakralarimizda oluşan tıkanıklıkların açılmasını sağlayan Reiki, birçok hastalığın baslamadan ortadan kalkmasına veya basladiktan sonra iyilesmesine yardim eder.

Web Hosting powered by Network Solutions®